Dergimizin bu sayısında Günay Otomotiv Genel Müdürü
Selçuk GÜNAY ve Polymer Auto
firma sahibi Engin Düven ile keyifli bir röportaj yaptık.
“Türkiye’nin önü
açık”
Günay Otomotiv Genel Müdürü Selçuk, “Bizim sektörümüzde
önümüzdeki dönemlerde ülkemizi direk olarak ilgilendiren
ciddi değişiklikler ve gelişmeler olacaktır. Önemli olan
bu değişimlere ayak uydurabilmektir. Her şeye rağmen Türkiye’nin
önünün açık olduğunu, yatırıma açık ve aç bir durumda olduğunu
kabul etmek ve istikrarlı, akıllı, dürüst bir marka stratejisi
ile sahada yer almak gerekir” diye konuştu.
Oto
Yedekparça Dergisi: Firmanızın kuruluşunu anlatır mısınız?
Selçuk Günay: Günay Otomotiv Yedek Parça ve Lojistik Hizmetleri
Ltd. Şti. 2006 yılının sonlarına doğru Wolf Oil Corporation
N.V.-Belçika rafinerisinde Wolf markası altında üretilen
tüm ürünlerin Türkiye, Türki Cumhuriyetler ve Ortadoğu Bölgesi
Genel Distribütörü olarak kurulmuştur. Şirketin kurucusu
Selçuk Günay 33 yıldır otomotiv ve otomotiv yedek parça
sektöründe her kademede profesyonel olarak çalıştıktan sonra,
Wolf Rafinerisi-Belçika ile her konuda anlaşarak Günay Otomotiv’i
kurmuş ve yeni bir soluk olarak ve dünyanın en kaliteli
motor, şanzıman, defransiyel, fren-debriyaj ve sanayi yağları
pazardaki yerini almıştır.
O.Y.D:Yeni kurulmuş bir firma olarak otomotiv piyasasını
değerlendirir misiniz, piyasanın size sunduğu avantajlar
ve dezavantajlar nelerdir?
S.G: Firma yeni kurulmuş olmasına rağmen, çalışanları bu
sektörde oldukça deneyimli kişilerdir. Bilindiği üzere “motor
ve sanayi yağları” iki ana grupta toplanarak dağıtımı gerçekleştirilmektedir.
Dökme yağ segmenti, Butik Yağ segmenti. Türkiye’de 2006
yılında “Motor ve Sanayi Yağları” pazarı 567 bin ton olarak
gerçekleşmiştir. Butik yağ segmentinin toplam pazar içerisindeki
payı oldukça düşüktür, ancak her sene butik yağ segmenti
büyüyen pazar hacminin yanı sıra oldukça önemli oranda dökme
yağ ürünlerine karşı payını arttırmaktadır. Butik yağ ürünleri
direkt olarak Otomotiv Yedek Parça Sektörü ile ilişkili
olup, yedek parça pazarının dinamikleri, gelenekleri, çalışma
şartları aynen butik yağ ürünleri içinde geçerlidir.
Yeni kurulmuş bir firma olarak her işin başlangıcında olduğu
gibi bizim de birtakım zorluklarımız var. Bu zorluklara
2007 yılının ülkemiz için kendine has bazı özel durumlarını
da eklerseniz zorlukların ne boyutta olduğunu anlamak daha
kolaylaşır. Ancak çok kısa zamanda önemli adımlar attık,
bu yıl için öngörmüş olduğumuz her türlü hedefe ulaşmak
için gerekli tedbirlerimizi aldık, sahada yapılanma sürecimiz
devam etmektedir.
Bilindiği üzere Wolf Belçika’da kurulu rafinerisinde ülkemizde
yıllardan beri satılmakta olan pek çok yağ markasının dolum
tesisidir. Wolf Yönetim Kurulu almış olduğu karar doğrultusunda
dünyanın en önemli araç, motor ve şanzıman üretim tesislerine
Wolf markası ile 1955’ten beri teslim ettiği ürünlerin aynısını
Wolf markası ile yani rafinerinin kendi ünvanını taşıyan
markası ile dünya yedek parça pazarına sunmaya başlamıştır.
Wolf ülkemizde marka olarak az çok tanınmaktadır, ancak
bu sektör içerisinde yer alan pek çok kişi “Wolf’un” son
derece kaliteli ürünler üreten, Belçika’da kurulu, Avrupa’nın
en büyük motor yağları rafinerisi olduğunu bilmektedir.
OYD: Bayilik sistemiyle çalışmayı düşünüyor musunuz?
Ülke genelinde tanınmak ve yayılmak için nasıl bir strateji
geliştirdiniz?
S.G: Günay Otomotiv gerek motor yağları ve gerekse önümüzdeki
dönemlerde devreye alacağı diğer ürünleri Bölgesel Sistem
ile Bölge Bayileri kanalı ile ülkemizde dağıtacaktır. Günay
Otomotiv’e bağlı ülkelerde ise distribütörlük kurma çalışmaları
başlamıştır. Ülke genelinde tanınmak için her şeyden önce
çok ciddi bir şekilde saha çalışması planlanmıştır. Ayrıca
fuarlar ve sektörel medya ile tanıtım faaliyetleri yıl boyunca
sürecektir.
Ülke genelinde Bölge Bayii ağımızın ciddi bir bölümünü tamamladık,
ancak yapılanmamız bir süre daha devam edecektir. “Pazarın
sesine kısa sürede cevap vereceğiz”
OYD:
Diğer firmalar ve markalardan farkınızı anlatır mısınız,
piyasaya ne gibi alternatifler sunuyorsunuz?
S.G: Her şeyden önce Wolf markalı ürünler Avrupa’nın belli
başlı araç üreticilerine direkt üretim hatlarına teslim
edilen OE kalitesinde yağlardır. Kalite ve standartlar açısından
oldukça önemli bir üstünlüğümüz olmasına rağmen pazar fiyatları
ile sahada yer alacağız. Sahada bölge bayilerimizle birlikte
çok daha değişik bir çalışma modeli ile yer alacağız. Wolf
rafinerisinin kendi markası ile ortaya koyduğu esneklik
ile pazarın sesine çok daha kısa zamanda cevap vereceğimizi
umuyoruz.
OYD: Firmanızın Türkiye pazarına bakış açısı nedir?
S.G: Bizim sektörümüzde önümüzdeki dönemlerde ülkemizi direk
olarak ilgilendiren ciddi değişiklikler ve gelişmeler olacaktır.
Önemli olan bu değişimlere ayak uydurabilmektir. Her şeye
rağmen Türkiye’nin önünün açık olduğunu, yatırıma açık ve
aç bir durumda olduğunu kabul etmek ve istikrarlı, akıllı,
dürüst bir marka stratejisi ile sahada yer almak gerekir.
Size küçük bir misal vereyim. Türkiye yüzölçümünün sadece
yüzde 8.3’ü yol olarak inşa edilmiştir. Asfalt kaplı yollarımızın
yüzölçümümüze oranı ise yüzde 2’nin altındadır. Düşününüz
önümüzde daha ne kadar çok yapacak işimiz var.
Türkiye’nin önündeki tüm engelleri geçebilecek güçte olduğuna
Wolf Yönetimi tüm samimiyeti ile inanmaktadır.
OYD: 2007 yılı hedeflerinizden bahseder misiniz?
S.G: 2007 yılında Wolf motor yağları ile Türkiye ve bize
bağlı ülkeler pazarlarında yapılanmamızı tamamlayacağız.
Aynı zamanda Wolf ile birlikte yeni birtakım projeler üzerindeki
görüşmelerimizi sonuçlandırarak, yatırım aşamasına geleceğiz.
“Teknik eleman yetiştirebilen
firmalar koşunun önünde olacak”
Firma sahibi Engin Düven, “Burada önemli olan hizmet kalitesini
ve kalite standardının sağlanabilmesi için teknik kadrosu
iyi olan, teknik eleman yetiştirebilen firmalar koşunun
önünde olacaklardır” dedi.
Oto
Yedekparça Dergisi: Firmanızı daha yakından tanıyabilir
miyiz?
Engin Düven: Polymer 1999 yılında distribütör firma olarak
alman Thereson oto kimyasalları toptan satışına başlamıştır.
2000 yılında Henkel Thereson'u satın almış, Polymer de oto
kimyasalları ve oto temizlik yelpazesini genişletmiştir.
Sadece mamul madde satışı ile sınırlı olmayıp oto boya yarı
ham maddesinde, cila ve koruyucu cila ham maddesinde de
mamul madde üreten firmalara yarı mamul sağlayıcısıdır.
Boya ve temizlik ürünlerindeki etkinliğini hizmet şekline
dönüştürerek 2005 yılında franchise merkez ve merter oto
koruma sistemleri uygulama istasyonu hizmete sokulmuş olup
bayilik sistemi ile kısa zamanda yayılmayı hedeflemektedir.
OYD: Sektörde yaşanan önemli sorunlar nelerdir?
Bu sıkıntıların aşılabilmesi için çözüm önerilerinizi öğrenebilir
miyiz?
E.D: Sektörde yaşanan önemli sorunlar, firmaların kulvarlarını
belirlememiş olmasıdır. Bazı firmalar sadece kimyasal satmayı
hedeflemiş olmalarına rağmen, uygulama birimleri açtırıyor
veya açıyor, teknik kadrosu da olmayınca sonuç negatif oluyor.
OYD: 2006’nın genel bir değerlendirmesini yapar mısınız?
Sektör ve firmanız için nasıl bir yıldı?
E:D: 2006 genel olarak otomotiv sektöründe daralmanın başladığı
ve kendini hissettirdiği bir yıl oldu. Firmam için karlılık
anlamında bu daralmadan doğan düşüşler oldu.
OYD: Sektörel gelişime yönelik açılımlar ve sektörün
geleceğine yönelik öngörüleriniz nelerdir?
E.D: Sektörün geleceği; otomobil satış ve servis birimlerinde
bu hizmetlerin veriliyor olması tüketici açısından tercih
edilen bir durum. Plazaların bu işi taşere ederek hiç uğraşmadan
para kazanması da uygun bir yöntem. Bizim açımızdan da müşteri
aramadan yapılabilen bir hizmet olduğu için efektif. Burada
önemli olan hizmet kalitesini ve kalite standardının sağlanabilmesi
için teknik kadrosu iyi olan, teknik eleman yetiştirebilen
firmalar koşunun önünde olacaklardır. Polymer teknik eğitim
birimi olan bir kuruluştur.
OYD: Firmanızın 2007 yılına ilişkin hedeflerini
ve yeni projelerini öğrenebilir miyiz?
E.D: 2007 hedeflerimiz; kaliteyi bozmadan ve kalite standardını
koruyacak şekilde büyümek ilkemiz. Aradığımız asgari kriterlerimize
uygun görülen lokasyonlarda hizmet noktalarımızı çoğaltıp,
kayıtlı ve devamlı müşteri portföyümüzü artırmaktır.
» Bu haberin devamı ve daha fazlası
için Oto Yedekparça Dergisi'ne abone olun »