PricewaterhouseCoopers’ın (PwC) her yıl gerçekleştirdiği
Küresel Otomotiv Finansal Değerlendirme raporuna göre, Rus
ekonomisinin en hareketli sektörlerinden biri olan otomotiv
pazarı, dolar cinsinden bakıldığında geçtiğimiz üç yılda
yüzde 27 oranında bir büyüme gösterdi ve büyümenin devam
etmesi bekleniyor.
Rekabet arttıkça ve pazardaki aktörler konumlarını güçlendirmeye
çalıştıkça heyecanlı bir mücadelenin de hız kazanacağı bekleniyor.
Ekonomik
gidişatın iyi oluşu ve yabancı markalara olan talep Rusya’yı
otomotiv endüstrisi için en çekici bölgelerden biri yapıyor.
Yabancı markaların yerel üretimindeki büyümenin önümüzdeki
dönemde yüzde 375’lik bir artış göstermesi bekleniyor. Bu
büyümeyi desteklemek için daha çok yabancı markanın Rusya’ya
yatırım yapması bekleniyor.
Artan rekabet ortamında Rus markaları, yüksek değerli küresel
markalar, Çin şirketleri tarafından üretilen ucuz araçlar
ve gelişen pazarlardaki diğer hırslı üreticiler karşısında
farklı zorluklarla mücadele etmek zorunda.
Rus üreticilerin bu süreçte fiyatlarını gözden geçirmeleri
ve pazar paylarını korumaları için kalite stratejileri geliştirmeleri
gerekiyor.
Ülke Profili
Resmi Adı : Rusya Federasyonu
Yönetim Biçimi : Federasyon
Başkenti : Moskova
Başlıca Kentleri : St.Petersburg, Nijni Novgorod, Yekaterinburg,
Çelyabinsk,
Volgograd, Omsk, Novosibirsk, Krasnoyarsk, Vladivostok
İdari Yapı : 7 federal bölge altında 89 idari birim (21
cumhuriyet, 49 idari
bölge, 6 vilayet, 11 otonom bölge ve 2 şehir idaresi)
Nüfusu : 143.4 milyon (Dünyanın en fazla nüfusa sahip 8.
ülkesi)
Yüzölçümü : 17,075,400 kilometrekare (Dünyanın en büyük
yüzölçümüne sahip ülkesi)
Resmi Dili : Rusça
Etnik Yapısı : Rus yüzde 81.5, Tatar yüzde 3.8, Ukraynalı
yüzde 3, Çuvaş yüzde 1.2, Başkır
yüzde 0.9, Belarus yüzde 0.8, Moldovalı yüzde 0.7, diğer
yüzde 8.1
Komşuları : Azerbaycan, Belarus, Çin, Estonya, Finlandiya,
Gürcistan,
Kazakistan, Kuzey Kore, Letonya, Litvanya, Moğolistan,
Norveç, Polonya, Ukrayna
Para Birimi : Ruble
 |
1991
yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra
bağımsız bir ülke olarak dünya sahnesine çıkan Rusya
Federasyonu, ilk yıllarda 75 yıllık Sovyet yönetiminin
ardından yeni bir siyasi sistemin oluşturulmasının
sancılarını çekiyor. Yönetim kademelerinde çıkan görüş
ayrılıkları 1993 yılında zirveye çıkıyor ve aynı yıl
Devlet Başkanı Boris Yeltsin askeri kuvvet kullanarak
parlamentonun dağıtılmasını ve yeni seçimlere gidilmesini
sağlıyor. Aralık 1993’teki referandumla kabul edilen
yeni anayasa ve değişik |
görüşlerden siyasi partilerin temsil edildiği
yeni parlamento, Rus siyasetine istikrar kazandırılması
için önemli bir adım oluyor. Halen büyük ölçüde devam etmekte
olan bu geçiş sürecinde Rusya’nın gelecekteki siyasi doğrultusuna
ilişkin Batı tarzı demokrasi ve otoriter rejim arasında
değişen alternatifler gündeme geliyor.
ayrılıkları 1993 yılında zirveye çıkıyor ve aynı yıl Devlet
Başkanı Boris Yeltsin askeri kuvvet kullanarak parlamentonun
dağıtılmasını ve yeni seçimlere gidilmesini sağlıyor. Aralık
1993’teki referandumla kabul edilen yeni anayasa ve değişik
görüşlerden siyasi partilerin temsil edildiği yeni parlamento,
Rus siyasetine istikrar kazandırılması için önemli bir adım
oluyor. Halen büyük ölçüde devam etmekte olan bu geçiş sürecinde
Rusya’nın gelecekteki siyasi doğrultusuna ilişkin Batı tarzı
demokrasi ve otoriter rejim arasında değişen alternatifler
gündeme geliyor.
1993 anayasasına göre Rusya, cumhuriyetle yönetilen, demokratik
ve federatif bir kanun devleti. Yürütme yetkisi, anayasa
tarafından devlet başkanı ve başbakandan oluşan ikili bir
yapıya verilmişse de, devlet başkanının büyük bir ağırlığı
söz konusu. Devlet başkanına
verilmiş olan bazı yetkiler kendisini yasama organlarının
üzerinde bir konuma yerleştiriyor. Örneğin devlet başkanı,
meclisin onayı gerekmeden kanun hükmünde kararnameler çıkartma
yetkisine sahip. Bununla birlikte, devlet başkanı belirli
şartlar altında Duma’yı dağıtabilir, Duma’ya yasa taslağı
gönderebilir ve referandum talep edebilir. Devlet başkanı
ayrıca Duma’nın onayıyla başbakanı atar, hükümet toplantılarına
başkanlı eder ve gerekli durumlarda kabineyi bütünüyle azledebilir.
26 Mart 2000 tarihinde gerçekleştirilmiş olan devlet başkanlığı
seçimlerini yüzde 53 oyla ilk turda kazanan Vladimir Putin,
dört yıllık görev süresinin bitiminin ardından Mart 2004’te
yapılan seçimlerden de galip çıkarak ikinci dönemine başlıyor.
Yasama yetkisine sahip olan 628 sandalyeli parlamento (Federal
Meclis), 450 sandalyeli alt kanat Devlet Konseyi (Duma)
ve 178 sandalyeli üst kanat Federasyon Konseyi’nden oluşuyor.
Rus siyasetinde Putin ile birlikte “Birleşik Rusya” partisinin
büyük ağırlığı var. Bununla birlikte Putin, kendisini hiçbir
siyasi partiyle ilişkilendirmemeye ve partiler üstü bir
konumda yer almaya özen gösteriyor.
2003 yılında gerçekleştirilmiş olan parlamento seçimlerinde
Birleşik Rusya partisi önemli bir başarı elde ederek, diğer
tüm partileri açık farkla geride bırakıyor.
Parlamentonun alt kanadı olan Duma’da (Devlet Konseyi) temsil
edilen diğer partiler ise Komünist Parti, Liberal Demokratik
Parti ve milliyetçi “Rodina” (Anavatan) bloğudur.
Putin’in 24 Nisan 2005 tarihinde yaptığı “Ulusun Durumu”
konuşması, Rusya’nın siyaset ve
ekonomi alanında hedef ve önceliklerini ortaya koyar nitelikte.
“Sizlere modern Rus tarihinin
nasıl başladığını anlatayım. Öncelikle şunu belirtmek gerekir
ki, Sovyetler Birliği’nin yıkılması yüzyılın en büyük jeopolitik
felaketi olmuştur. Rus halkı için bu tam anlamıyla bir dramdır.
On milyonlarca vatandaşımız, Rusya Federasyonu’nun dışında
kalmıştır” şeklinde
konuşan Putin, şöyle devam ediyor: “Bunun da ötesinde, dağılma
hastalığı Rusya’nın kendisine de sıçramıştır. Vatandaşların
tasarrufları değerini kaybetmiştir. Eski idealler paramparça
olmuştur. Birçok kurum ya kapatılmış, ya da acele bir şekilde
yeniden yapılandırılmıştır. Ülkenin bütünlüğü terörist saldırılarından
zarar görmüştür. Bilgi akışı üzerinde kısıtsız kontrolü
olan oligark grupları, kendi çıkarları doğrultusuna hareket
etmişlerdir. Kitlesel fakirlik artık normal bir durum olarak
kabul edilmeye başlanmıştır. Bütün bunların geri planında
ağır bir ekonomik durgunluk, istikrarsız bir mali düzen
ve felç olmuş bir sosyal alan söz konusudur.”
Söz konusu konuşmada Putin tarafından dile getirilmiş olan
bazı öncelikler şöyle sıralanıyor:
• Devlete istikrar kazandırmayı amaçlayan politikalardan
devletin verimliliğini
artırmayı sağlayan politikalara geçiş.
• Toplumu ve özel girişimi olumsuz yönde etkileyen yolsuzlukla
mücadele.
• Federasyonun ve birimler arasındaki bağların kuvvetlendirilmesi.
• Ekonomide liberalleşme, özel girişimin desteklenmesi.
• Ekonomiye sermaye girişinin ve özellikle de yabancı sermayenin
teşvik
edilmesi.
» Bu haberin devamı ve daha fazlası
için Oto Yedekparça Dergisi'ne abone olun »