Ocak - Şubat 2007 • Yıl: 14 • Sayı: 75

Rus otomotiv pazarının cazibesi artıyor

 

PricewaterhouseCoopers’ın (PwC) her yıl gerçekleştirdiği Küresel Otomotiv Finansal Değerlendirme raporuna göre, Rus ekonomisinin en hareketli sektörlerinden biri olan otomotiv pazarı, dolar cinsinden bakıldığında geçtiğimiz üç yılda yüzde 27 oranında bir büyüme gösterdi ve büyümenin devam etmesi bekleniyor.
Rekabet arttıkça ve pazardaki aktörler konumlarını güçlendirmeye çalıştıkça heyecanlı bir mücadelenin de hız kazanacağı bekleniyor.

Ekonomik gidişatın iyi oluşu ve yabancı markalara olan talep Rusya’yı otomotiv endüstrisi için en çekici bölgelerden biri yapıyor. Yabancı markaların yerel üretimindeki büyümenin önümüzdeki dönemde yüzde 375’lik bir artış göstermesi bekleniyor. Bu büyümeyi desteklemek için daha çok yabancı markanın Rusya’ya yatırım yapması bekleniyor.
Artan rekabet ortamında Rus markaları, yüksek değerli küresel markalar, Çin şirketleri tarafından üretilen ucuz araçlar ve gelişen pazarlardaki diğer hırslı üreticiler karşısında farklı zorluklarla mücadele etmek zorunda.
Rus üreticilerin bu süreçte fiyatlarını gözden geçirmeleri ve pazar paylarını korumaları için kalite stratejileri geliştirmeleri gerekiyor.


Ülke Profili

Resmi Adı : Rusya Federasyonu
Yönetim Biçimi : Federasyon
Başkenti : Moskova
Başlıca Kentleri : St.Petersburg, Nijni Novgorod, Yekaterinburg, Çelyabinsk,
Volgograd, Omsk, Novosibirsk, Krasnoyarsk, Vladivostok
İdari Yapı : 7 federal bölge altında 89 idari birim (21 cumhuriyet, 49 idari
bölge, 6 vilayet, 11 otonom bölge ve 2 şehir idaresi)
Nüfusu : 143.4 milyon (Dünyanın en fazla nüfusa sahip 8. ülkesi)
Yüzölçümü : 17,075,400 kilometrekare (Dünyanın en büyük yüzölçümüne sahip ülkesi)
Resmi Dili : Rusça
Etnik Yapısı : Rus yüzde 81.5, Tatar yüzde 3.8, Ukraynalı yüzde 3, Çuvaş yüzde 1.2, Başkır
yüzde 0.9, Belarus yüzde 0.8, Moldovalı yüzde 0.7, diğer yüzde 8.1
Komşuları : Azerbaycan, Belarus, Çin, Estonya, Finlandiya, Gürcistan,
Kazakistan, Kuzey Kore, Letonya, Litvanya, Moğolistan,
Norveç, Polonya, Ukrayna
Para Birimi : Ruble

1991 yılında Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bağımsız bir ülke olarak dünya sahnesine çıkan Rusya Federasyonu, ilk yıllarda 75 yıllık Sovyet yönetiminin ardından yeni bir siyasi sistemin oluşturulmasının sancılarını çekiyor. Yönetim kademelerinde çıkan görüş ayrılıkları 1993 yılında zirveye çıkıyor ve aynı yıl Devlet Başkanı Boris Yeltsin askeri kuvvet kullanarak parlamentonun dağıtılmasını ve yeni seçimlere gidilmesini sağlıyor. Aralık 1993’teki referandumla kabul edilen yeni anayasa ve değişik

görüşlerden siyasi partilerin temsil edildiği yeni parlamento, Rus siyasetine istikrar kazandırılması için önemli bir adım oluyor. Halen büyük ölçüde devam etmekte olan bu geçiş sürecinde Rusya’nın gelecekteki siyasi doğrultusuna ilişkin Batı tarzı demokrasi ve otoriter rejim arasında değişen alternatifler gündeme geliyor.
ayrılıkları 1993 yılında zirveye çıkıyor ve aynı yıl Devlet Başkanı Boris Yeltsin askeri kuvvet kullanarak parlamentonun dağıtılmasını ve yeni seçimlere gidilmesini sağlıyor. Aralık 1993’teki referandumla kabul edilen yeni anayasa ve değişik görüşlerden siyasi partilerin temsil edildiği yeni parlamento, Rus siyasetine istikrar kazandırılması için önemli bir adım oluyor. Halen büyük ölçüde devam etmekte olan bu geçiş sürecinde Rusya’nın gelecekteki siyasi doğrultusuna ilişkin Batı tarzı demokrasi ve otoriter rejim arasında değişen alternatifler gündeme geliyor.
1993 anayasasına göre Rusya, cumhuriyetle yönetilen, demokratik ve federatif bir kanun devleti. Yürütme yetkisi, anayasa tarafından devlet başkanı ve başbakandan oluşan ikili bir yapıya verilmişse de, devlet başkanının büyük bir ağırlığı söz konusu. Devlet başkanına
verilmiş olan bazı yetkiler kendisini yasama organlarının üzerinde bir konuma yerleştiriyor. Örneğin devlet başkanı, meclisin onayı gerekmeden kanun hükmünde kararnameler çıkartma yetkisine sahip. Bununla birlikte, devlet başkanı belirli şartlar altında Duma’yı dağıtabilir, Duma’ya yasa taslağı gönderebilir ve referandum talep edebilir. Devlet başkanı ayrıca Duma’nın onayıyla başbakanı atar, hükümet toplantılarına başkanlı eder ve gerekli durumlarda kabineyi bütünüyle azledebilir.
26 Mart 2000 tarihinde gerçekleştirilmiş olan devlet başkanlığı seçimlerini yüzde 53 oyla ilk turda kazanan Vladimir Putin, dört yıllık görev süresinin bitiminin ardından Mart 2004’te yapılan seçimlerden de galip çıkarak ikinci dönemine başlıyor.
Yasama yetkisine sahip olan 628 sandalyeli parlamento (Federal Meclis), 450 sandalyeli alt kanat Devlet Konseyi (Duma) ve 178 sandalyeli üst kanat Federasyon Konseyi’nden oluşuyor. Rus siyasetinde Putin ile birlikte “Birleşik Rusya” partisinin büyük ağırlığı var. Bununla birlikte Putin, kendisini hiçbir siyasi partiyle ilişkilendirmemeye ve partiler üstü bir konumda yer almaya özen gösteriyor.
2003 yılında gerçekleştirilmiş olan parlamento seçimlerinde Birleşik Rusya partisi önemli bir başarı elde ederek, diğer tüm partileri açık farkla geride bırakıyor.
Parlamentonun alt kanadı olan Duma’da (Devlet Konseyi) temsil edilen diğer partiler ise Komünist Parti, Liberal Demokratik Parti ve milliyetçi “Rodina” (Anavatan) bloğudur.
Putin’in 24 Nisan 2005 tarihinde yaptığı “Ulusun Durumu” konuşması, Rusya’nın siyaset ve
ekonomi alanında hedef ve önceliklerini ortaya koyar nitelikte. “Sizlere modern Rus tarihinin
nasıl başladığını anlatayım. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, Sovyetler Birliği’nin yıkılması yüzyılın en büyük jeopolitik felaketi olmuştur. Rus halkı için bu tam anlamıyla bir dramdır. On milyonlarca vatandaşımız, Rusya Federasyonu’nun dışında kalmıştır” şeklinde
konuşan Putin, şöyle devam ediyor: “Bunun da ötesinde, dağılma hastalığı Rusya’nın kendisine de sıçramıştır. Vatandaşların tasarrufları değerini kaybetmiştir. Eski idealler paramparça olmuştur. Birçok kurum ya kapatılmış, ya da acele bir şekilde yeniden yapılandırılmıştır. Ülkenin bütünlüğü terörist saldırılarından zarar görmüştür. Bilgi akışı üzerinde kısıtsız kontrolü olan oligark grupları, kendi çıkarları doğrultusuna hareket etmişlerdir. Kitlesel fakirlik artık normal bir durum olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Bütün bunların geri planında ağır bir ekonomik durgunluk, istikrarsız bir mali düzen ve felç olmuş bir sosyal alan söz konusudur.”
Söz konusu konuşmada Putin tarafından dile getirilmiş olan bazı öncelikler şöyle sıralanıyor:
• Devlete istikrar kazandırmayı amaçlayan politikalardan devletin verimliliğini
artırmayı sağlayan politikalara geçiş.
• Toplumu ve özel girişimi olumsuz yönde etkileyen yolsuzlukla mücadele.
• Federasyonun ve birimler arasındaki bağların kuvvetlendirilmesi.
• Ekonomide liberalleşme, özel girişimin desteklenmesi.
• Ekonomiye sermaye girişinin ve özellikle de yabancı sermayenin teşvik
edilmesi.




» Bu haberin devamı ve daha fazlası için Oto Yedekparça Dergisi'ne abone olun »

© Copyright 2006 Erem Yayın Grubu
Tel: 0212 465 65 45 - Faks: 0212 465 74 17, Atatürk Havalimanı Karşısı IDTM A3 Blok Kat: 1 Yeşilköy - İstanbul